(via v-v-x)
(via v-v-x)
Blogger/vloggerların başkalarını aşağılama çabalarını anlayamıyorum.Geçen gün birine denk geldim başka birinin kullandığı posetleri ele almış.Nete gelince Victoria’s Secret poşeti koyuyorsun normalde Bim poşetini elinden düşürmüyorsundur minvalinde bişey yazmış.Gerçekten bu kafayı anlayamıyorum hatta anlamak istemiyorum.Ne farkeder ha Dia ha Louis Vuitton.Poset ya bahsettiğimiz , üstünden büyük anlamlar çıkardığımız şey.Plastik poşetler çevreye zarar veriyor tamam bunu desteklerim de.Yazan kişinin bu kafada olduğunu zannetmiyorum.Neden başkalarının davranışlarına beğenilerine böylesine takıntılıyız. Hep ”ben en iyiyi bilirim” kafası. Ya da bir markadan alışveriş yapınca çok mu ”cool” oluyoruz.Başkasını aşağı görmek çok ayıp ve hatalı br tutumdur.Bırak başkalarını, insanlar diledikleri gibi ifade etsinler kendilerini. İster sosyal medyada bilmem ne markasından bahsettsin isterse de gündüzleri de gizlice çağrı hipermarketlerinde dolaşşın.

……………
Son yıllarda zımbalar ve kurukafaların her yerde olduğunu görmüşşünüzdür. Farklı olmak, daha sert bir tarza sahip olmak yabancıların deyimiyle ”edgy” görünüm trendy oldu. Bu durum beni rahatsız etmiyor ama bundan rahatsız olanlar da var. Başkası beni ilgilendirmez diye konuya girip, yeni zımbaseverlere giydiriyorlar. Bunu da anlamıyorum işte. Müzik zevkim ağırlıklı olarak heavy metal olsa da bir farklı tarz müzikleri de takip ediyorum, dinliyorum. Geçenler de Guns N’ Roses tişörtü giymiş bir arkadaş gördüm ki açıp Guns N’ Roses dinlemişliği yoktur. Güle güle kullan deyip geçtim.Başkasının kıyafetleri neden rahatsız eder birini? Neden bazı şeyleri sadece belli bir gruba ait olanlar yapabilir? Neden buna sinirleniriz? Baştan aşağı siyah giyinmiş zımbalarla bezeli daha eski yıllarda yaşamış olanlar da devrim yapmadılar. Grup tişörtlerini üstlerinden çıkarmamış abiler de sırf o tişörtlerden dolayı kuralları al aşağı etmediler. Devrimler bez parçalarıyla yapılmazlar. Evet kişiliğini belki bir ölçüde kıyafetinle yansıtabilirsin ama bu onun bez parçası olduğunu değiştirmez. ”Pop culture ” denen bişey var ve hepimiz az çok bundan nasibimizi alıyoruz. Evet 60’larda hippiler , 80’lerde punk 90’larda grunge vardı. Ama o zamanlarda da bunların bir çoğu tarz meselesiydi sadece. Başka kafaları yaşayanlar da vardı ama hep azınlık oldular ki onlar da bez parçalarına bu denli takıntılı değildi. Ben de isterim alt kattaki almancı teyze ” Galaksi Rehberinde 3. kitaptayım valla gül gül öldük” demesini ya da mahalle bakkalının ”geçen gece hanımla Ichi the Killer ı izledik adamı kılıçla ikiye yardıklarında bizim hanım biraz korktu ama olsun” demesini.Hatta otobüsteki gencin kulaklığından Rachmaninov duyulmasını. Ama ”pop culture” demiştik değil mi ? Yarın sokağa çıktığımda birinin tişörtünde Aronofsky’i görsem aman gitti benim Fountain’im nerde benim pi yorumlamalarıyla geçen gecelerim, hepsi hiç oldu deyip ağıt yakmam.





